-
herkes gitmek istiyor, giden de dönmek istiyor. burası türkiye kardeşim, dönüş biletin hep yanında olsun.
-
arkadaşlar yurt dışında yaşamak turist gibi gezmek değildir anlatayım: kira, vergi, sağlık sigortası, oturum izni, dil ve yalnızlık diye altı kalemlik bir fatura vardır ve bu faturanın en pahalı kalemi yalnızlıktır, çünkü onu hiçbir maaş ödemez.
-
geleli iki ay oldu. otobüs dakikası dakikasına geliyor. ilk hafta ağladım, sonra alıştım. şimdi otobüs bir dakika gecikince ağlıyorum.
-
fark ettiniz mi, yurt dışına giden herkes ilk yıl oradaki ekmeği övüyor, ikinci yıl buradaki ekmeği özlüyor, üçüncü yıl ekmek yapmayı öğreniyor.
-
gidebilen gitsin. ben de gideceğim, pasaportu çıkarttım bile. bir yıl sonra buraya "gittim" diye yazacağım.
-
yukarıdaki arkadaş bir yıl önce "gideceğim" demiş. bugün hâlâ burada. buna burada kalmak denir, türkiye'de yaşamak denir.
-
yurt dışına gitmeden önce birikiminizi altına çevirin, çünkü gittiğiniz yerde kimse size "söylemiştim" demez. ben burada diyeyim: söylemiştim.
-
geçen hafta bir haftalığına iskandinavya'ya gittim, sistemi çözdüm: insanlar mutlu, çünkü kimse kimseye "kaç para alıyorsun" diye sormuyor. biz de sormasak mutlu olacağız. basit.
-
bisiklete bindim, yağmur yağdı. kira ödedim, yağmur yağdı. arkadaş edindim, o da taşındı. yağmur yağmaya devam ediyor. bu şehirde tek sabit şey yağmur ve kira.
-
pasaportun süresi doldu, yeniledim. gidiyorum. bu sefer ciddiyim.