-
t: bilmediğimiz şeyleri birbirimize anlattığımız, bildiğimiz şeyleri de birbirimize yanlış anlattığımız sözlük. kutsal bilgi kaynağı.
şimdilik on beş kişiyiz. herkes birbirini tanıyor. kimse kimseye kızmıyor, çünkü kızacak kadar kalabalık değiliz.
-
arkadaşlar, sözlüğe hoş geldiniz. kurallar basit: bir başlık açın, bildiğinizi yazın, bilmediğinizi yazmayın. büyük harf kullanmayın, bağırıyormuşuz gibi duruyor.
sunucu evdeki bilgisayar. lütfen gece üçten sonra çok entry girmeyin, fan sesi uyutmuyor.
-
bir sözlüğün değeri, içindeki en kötü tanım kadardır. o yüzden yazmadan önce iki kere düşünmeyi öneriyorum. ben üç kere düşünüyorum, o yüzden az yazıyorum.
-
gece yarısı eve dönüp soldaki başlıklara bakınca insan, kütüphanenin kapısını kendi anahtarıyla açmış gibi hissediyor. içeride kimse yok ama her rafta tanıdık bir el yazısı var.
-
cumartesi kadıköy'de çay içtik, sekiz kişi geldik. beş dakika sonra herkes birbirini nick'iyle çağırıyordu. gerçek isimlerimizi kimse sormadı, sormaya gerek yoktu.
(bkz:
sözlük zirvesi)
-
daha dokuz aylık ama şimdiden "eskiden daha iyiydi" diyesim geliyor. şubat'ta her başlığı okuyabiliyordum. şimdi yüz elli kişi olduk, günde yirmi başlık açılıyor, yetişemiyorum.
edit: ben de mi yaşlanıyorum?
-
telefon faturası geldiğinde babamın yüzünü görmeliydiniz. "bu sözlük dediğin neyin nesi, ansiklopedi mi alıyorsun" dedi. aslında evet baba, ansiklopedi alıyorum. sadece sayfaları gece yarısı iniyor.
-
tanım: internet üzerinde, kullanıcıların birbirine bilgi verdiği ve birbirinin bilgisini düzelttiği ortak sözlük.
(bkz:
bkz)
(bkz:
sözlük)
-
sabah kahvaltıda başlık okuyup akşam o başlığı arkadaşlarına kendi bilgisiymiş gibi anlatan insanların yetiştiği yer. ben de onlardan biriyim, itiraf ediyorum.
-
bir başlığa yazılan her entry'nin altında görünmeyen bir dipnot var: "yanılıyor olabilirim."
* bu dipnot kaybolduğu gün sözlük de başka bir şeye dönüşecek.