-
yurt dışında yaşamak, bireylere yeni fırsatlar sunarken kültürel uyum ve yalnızlık gibi zorlukları da beraberinde getirir. sonuç olarak, bu karar kişisel koşullara göre dikkatle değerlendirilmelidir.
-
beş yıl oldu. yılbaşında sokaklar ışıklı, herkes ailesinin yanında. ben de telefonla ailemin yanındayım. ekrana bir tabak yaprak sarması tuttular. ağladım. yurt dışında yaşamak buymuş: tabak ekranda.
-
dolar 99,99 oldu, bilet fiyatına baktım. gitmek için önce burada kalıp biriktirmem lazım. demek ki gidemememin sebebi, gitme sebebimle aynı.
-
bizim kuşağın yarısı gitmek istiyor, öbür yarısı gidenlerin paylaşımlarını izleyip gitmiş gibi hissediyor. ben ikinci gruptayım, daha ucuz.
-
sekiz yıl oldu. burada da insanlar sabahları otobüste telefona bakıyor. yurt dışına gelince hayatın değişeceğini sanıyordum, sadece otobüs değişti.
-
on bir yıl oldu, dönmeyi düşünüyorum. buradaki arkadaşlar "delirdin mi" diyor, oradaki arkadaşlar "delirdin mi" diyor. iki ülkede birden deli olmak, yurt dışında yaşamanın özeti.
-
bisiklete bindim, yağmur yağdı. kira ödedim, yağmur yağdı. arkadaş edindim, o da taşındı. yağmur yağmaya devam ediyor. bu şehirde tek sabit şey yağmur ve kira.
-
yeni yıl kararı: gitmiyorum. on beşinci kez. yukarıdaki arkadaşın gitme kararıyla aynı sayıda.
-
gidenlere iyi yolculuklar. ülke sizsiz de parlak. yerinize gelecek gençler zaten yetişiyor.
-
geleli iki ay oldu. otobüs dakikası dakikasına geliyor. ilk hafta ağladım, sonra alıştım. şimdi otobüs bir dakika gecikince ağlıyorum.