tatlı sözlük

/ 6
  • t: bilmediğimiz şeyleri birbirimize anlattığımız, bildiğimiz şeyleri de birbirimize yanlış anlattığımız sözlük. kutsal bilgi kaynağı.

    şimdilik on beş kişiyiz. herkes birbirini tanıyor. kimse kimseye kızmıyor, çünkü kızacak kadar kalabalık değiliz.
  • arkadaşlar, sözlüğe hoş geldiniz. kurallar basit: bir başlık açın, bildiğinizi yazın, bilmediğinizi yazmayın. büyük harf kullanmayın, bağırıyormuşuz gibi duruyor.
    sunucu evdeki bilgisayar. lütfen gece üçten sonra çok entry girmeyin, fan sesi uyutmuyor.
  • bir sözlüğün değeri, içindeki en kötü tanım kadardır. o yüzden yazmadan önce iki kere düşünmeyi öneriyorum. ben üç kere düşünüyorum, o yüzden az yazıyorum.
  • gece yarısı eve dönüp soldaki başlıklara bakınca insan, kütüphanenin kapısını kendi anahtarıyla açmış gibi hissediyor. içeride kimse yok ama her rafta tanıdık bir el yazısı var.
  • cumartesi kadıköy'de çay içtik, sekiz kişi geldik. beş dakika sonra herkes birbirini nick'iyle çağırıyordu. gerçek isimlerimizi kimse sormadı, sormaya gerek yoktu.
    (bkz: sözlük zirvesi)
  • daha dokuz aylık ama şimdiden "eskiden daha iyiydi" diyesim geliyor. şubat'ta her başlığı okuyabiliyordum. şimdi yüz elli kişi olduk, günde yirmi başlık açılıyor, yetişemiyorum.
    edit: ben de mi yaşlanıyorum?
  • telefon faturası geldiğinde babamın yüzünü görmeliydiniz. "bu sözlük dediğin neyin nesi, ansiklopedi mi alıyorsun" dedi. aslında evet baba, ansiklopedi alıyorum. sadece sayfaları gece yarısı iniyor.
  • tanım: internet üzerinde, kullanıcıların birbirine bilgi verdiği ve birbirinin bilgisini düzelttiği ortak sözlük.
    (bkz: bkz)
    (bkz: sözlük)
  • sabah kahvaltıda başlık okuyup akşam o başlığı arkadaşlarına kendi bilgisiymiş gibi anlatan insanların yetiştiği yer. ben de onlardan biriyim, itiraf ediyorum.
  • bir başlığa yazılan her entry'nin altında görünmeyen bir dipnot var: "yanılıyor olabilirim."* bu dipnot kaybolduğu gün sözlük de başka bir şeye dönüşecek.
/ 6

#tatlı sözlük