-
2001'de kriz sanıyorduk, meğer fragmanmış.
-
2001'i yaşamış olan bugünkü dalgalanmaya kriz demez. o zamanki manzarayı bilen bilir. bugün şikâyet edenlerin çoğu o zaman ya yoktu ya da kuyruktaydı ama unuttu.
-
2001'de "bir daha asla" demiştik. 2018'de "bu 2001 değil" diyorlar. 2026'da "bu 2018 değil" diyecekler. değişmeyen tek şey kurun yönü.
-
bir gecede kurun yüzde kırk değer kaybettiği, bankaların önünde kuyrukların oluştuğu kriz. öğrencilerin burs hesaplarında bile hissedildi.
dipnot: kriz kelimesi yunanca "karar anı" anlamına gelen bir sözcükten gelir. karar verilmişti, bize sadece bildirildi.
-
mahalle bakkalının veresiye defterinin bir haftada iki katına çıkması. bakkal defteri kapatmadı, sadece kalemi değiştirdi.
-
2001'i atlattık, 2008'i atlattık. burası türkiye kardeşim, kriz bizim için hava durumu gibi. şemsiyeni al, çık.
-
tanım: 2001 yılının şubat ayında başlayan, bankacılık sistemi ve döviz kurlarında ani çöküşle sonuçlanan ekonomik kriz. ayrıntılı kronoloji için kütüphanedeki ekonomi dergilerinin mart sayıları önerilir.
-
2001'de altına geçseydiniz şimdi krizi izliyor olurdunuz. 2008'de de geçmediniz. söylemiştim.
-
bugün sözlüğe bağlanırken modem sesi daha kısık geldi sanki. o da bir şeyler hissediyor.
-
fark ettiniz mi, iki yıl geçti ve herkes ondan "o kriz" diye bahsediyor. sanki başka kriz olmayacakmış gibi.